Anayasa Değişikliği
Bildiğiniz gibi yeni Anayasa yapılması ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Anayasa uzlaşma komisyonu, sivil toplum kuruluşlarından ve bireylerden anayasa ile ilgili önerilerileri toplamaktadır. Öneri toplama süresi 30.04.2012 tarihinde sona erecektir. Akbucak Köyü Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği olarak biz de önerilerimizi anayasa uzlaşma komisyonuna gönderdik.
İlhan Öztürk
28.03.2012 00:47
171 okunma
Paylaş

Bildiğiniz gibi yeni Anayasa yapılması ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Anayasa uzlaşma komisyonu, sivil toplum kuruluşlarından ve bireylerden anayasa ile ilgili önerilerileri toplamaktadır. Öneri toplama süresi 30.04.2012 tarihinde sona erecektir. Akbucak Köyü Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği olarak biz de aşağidaki önerilerimizi anayasa uzlaşma komisyonuna gönderdik.


28 / 03 / 2012

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
ANAYASA UZLAŞMA KOMİSYONU BAŞKANLIĞI’NA
,

Öneride Bulunan : Akbucak Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Adres : Çınar mah. Doğan sok. No:3, Bağcılar, İstanbul
(Yozgat’ın Sarıkaya ilçesine bağlı olan köyümüzün derneği, köylülerimizin çoğunlukta olduğu İstanbul’da kurulmuştur.)
Konu : Anayasa değişikliği hakkındaki önerilerimizin arzıdır.

Modern devlet anlayışında anayasa “Toplum Sözleşmesi” olarak tanımlanmaktadır. Sözleşmenin bir tarafında devlet, diğer tarafında ise halk vardır. Toplum Sözleşmesi olan anayasanın yapım sürecine başta üniversiteler olmak üzere kamu kurumları, meslek örgütleri, vakıflar, dernekler ve bireyler dahil edilmeli, anayasa ile ilgili öneriler kamuoyunda detaylı olarak tartışılmalıdır.

Toplumun katılımı ve mutabakatı olmadan yapılan anayasanın demokratik meşruiyeti tartışmalı olacaktır.

1876’dan 1982 anayasaya kadarki 5 anayasadan hiçbirisinin yapım sürecine halk dahil edilmemiş, devlete hakim olan güçler tarafından hazırlattırılarak halka bir lütuf gibi sunulmuştur.

Askeri darbe sonrasında darbeyi yapanlar tarafından hazırlattırılan 1982 anayasasının içeriği halk ile paylaşılmamış, halkın önerileri dikkate alınmamış, kamuoyunda tartışılmamış, sadece kabul veya red için kamuoyuna sunulmuştur.

Devleti esas alırken bireye güvenmeyen, özgürlükleri kısan 1982 anayasası, muğlak ifadelerle vesayetçi kurumların demokrasi ile bağdaşmayan keyfi uygulamalarına yol açmıştır.

Her toplumun kendine özgü yapısı vardır. Bizim toplumumuz farklı dil, din, mezhep ve etnik kökene sahip vatandaşlarımızdan oluşmaktadır. Bu farklılıklar, hoşgörü ve adaletle kaynaştırıldığı ölçüde zenginliğe dönüşmektedir. Aksi halde farklılıklarımız, toplumdaki kavga ve anlaşmazlıkların sebebi haline gelmektedir.

Bu sebeple yeni anayasada “devlet” değil “birey” esas alınmalı, bireylerin uluslararası anlaşmalarla belirlenen temel hak ve hürriyetleri korunmalı, devletin ise hakların sahibi/yaratıcısı değil koruyucusu olduğu kabul edilmeli, devletin temel görevinin vatandaşların anayasal haklarını ve ülkesini korumak ve kollamak olduğu belirtilmelidir.

Vatandaşlık, Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi çerçevesinde objektif kriterlere bağlanarak yeniden düzenlenmeli, bireyler vatandaşlık bağı ile devlete bağlanmalıdır. Devlet ise bütün ideolojilerden arındırılmalı, bütün fikir ve ideolojilere eşit mesafede durmalı, dini, dili, mezhebi ve etnik kökeni ne olursa olsun tüm vatandaşları kucaklamalıdır.

Temel hak ve hürriyetler, başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere, bu hakları düzenleyen diğer uluslararası belgelere paralel şekilde düzenlenmeli ve güvence altına alınmalıdır.

Devletin adı, bayrağı, dili, milli marşı, yönetim şekli ve bölünmez bütünlüğü aynen korunmalıdır. Resmi dil Türkçe olmakla birlikte diğer etnik kökenli vatandaşlarımızın anadillerini konuşma, okullarda seçmeli ders olarak öğrenme, kültürünü yaşama ve yayma hakkı tanınmalıdır.

Keza herkesin din ve inanç özgürlüğüne, tek başına veya topluca, açıkça veya özel tarzda ibadet hakkına, dinini veya inancını öğrenme, öğretme, uygulama ve açıklama özgürlüğüne sahip olduğu, hiç kimsenin dinini yaşamaya, açıklamaya zorlanamayacağı teminat altına alınmalıdır. Devlet, vatandaşların din ve inanç hürriyetine düşman bir kurum olarak değil, vatandaşların mutluluğu için bu hürriyetleri korumak zorunda olduğu belirtilmelidir.

Yeni Anayasada yasama, yürütme ve yargının birbirlerinden tam bağımsız olması sağlanmalı, vesayete yol açan bürokrasi, demokratik uygulamaları engellemeyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.

Ormanların, çevrenin ve su kaynaklarının korunması ve iyileştirilmesi anayasa ile güvence altına alınmalıdır.

Sivil toplum kuruluşu olma sorumluluğumuzla, demokratik meşruiyetine katkı sağlamak amacıyla yeni anayasayı destekliyor, önerimizin dikkate alınmasını arz ediyoruz.


Saygılarımızla,
Akbucak Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı
Av. İlhan Öztürk

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı
Programlama: Murat Kaya